İİT, KİK ve Arap Birliği Bakanlar Komitesi (Gazze Temas Grubu), ortak bir yazılı açıklama yayınladı. Açıklamada, İsrail'in Gazze'ye yönelik tam askeri işgal planı şiddetle kınanarak kesin bir dille reddedildi. Uluslararası hukuk ihlali olan bu kararın, yasa dışı işgalin meşrulaştırılmaya çalışılması anlamına geldiği ve ilgili uluslararası meşruiyet kararlarıyla bağdaşmadığı belirtildi.
İSRAİL'İN İHLALLERİ KINIYOR
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın İsrail'e yönelik tepkisiyle dikkat çeken açıklamada, İsrail'in Gazze'de ve Filistin topraklarında süregelen 'katliam, açlık, zorla yerinden etme, toprak ilhakı ve yerleşimci terörü' gibi ağır ihlallerinin devam ettiği kaydedildi. Bu ihlallerin insanlığa karşı suçlar kapsamına girebileceği uyarısında bulunuldu. Ayrıca, bu politikaların barış fırsatlarını ortadan kaldırdığı ve bölgesel ve uluslararası çabaları baltaladığı ifade edildi. Açıklamada, İsrail’in Gazze saldırıları ve Batı Şeria ile Doğu Kudüs’teki ciddi ihlallerinin acilen durdurulması istendi. Gazze'ye insani yardımların koşulsuz ve derhal serbest bırakılması, gıda, ilaç, yakıt gibi temel ihtiyaçların ulaştırılması talep edildi. Yardım kuruluşlarının uluslararası insancıl hukuk ve insani yardım standartları çerçevesinde özgürce faaliyet göstermesi çağrısı yapıldı.
YENİDEN İNŞA ÇAĞRISI
Mısır, Katar ve ABD’nin arabuluculuğunda yürütülen ateşkes ve esir takası girişimlerinin desteklendiği açıklamada, bunun insani krizi hafifletmek için önemli bir adım olduğu vurgulandı. Gazze’nin yeniden inşası için planlanan Arap-İslam ortaklığının acilen hayata geçirilmesi ve Kahire’de yapılacak yeniden inşa konferansına etkin katılım çağrısı yapıldı. Filistin halkının zorla yerinden edilmesinin reddedildiği vurgulandı. Açıklamada, kalıcı ve adil barışın ancak 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti'nin kurulmasıyla mümkün olacağı belirtildi. İsrail’in Gazze’de işlediği insanlık suçlarından tamamen sorumlu olduğu belirtilerek, özellikle BM Güvenlik Konseyinin daimi üyelerinin bu konudaki yasal ve insani yükümlülüklerini yerine getirmeleri çağrısında bulunuldu.

