Japonya Savunma Bakanı Gen Nakatani, Salı günü Ankara’da Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile bir araya geldi. Japon basınına göre, bu ziyaret Tokyo’dan bir savunma bakanının Türkiye’ye yaptığı ilk resmi ziyaret oldu. Görüşmede, savunma sanayi alanında iş birliğini genişletme ve üst düzey yetkililer arasında düzenli istişareler yapma konusunda mutabakat sağlandı.

İLK RESMİ ZİYARET
Yaklaşık 100 dakika süren görüşmelerin, planlanan 60 dakikanın çok ötesine uzaması dikkat çekti. Resmi açıklamalarda doğrudan zikredilmese de, Japon Times’ın aktardığına göre Türk yapımı insansız hava araçlarının (SİHA) masada en önemli gündem maddelerinden biri olduğu belirtildi.

SİHA’LAR GÜNDEMDEYDİ
Nakatani’nin ziyaret programı kapsamında Salı günü Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’ni (TUSAŞ) ziyaret ettiği, Çarşamba günü ise İstanbul’da Baykar tesislerini ve diğer savunma şirketlerini ziyaret etmesinin beklendiği kaydedildi. Japan Times haberinde, Japonya Savunma Bakanlığı’nın 2026 mali yılı bütçesinden 200 milyar yen (yaklaşık 1.4 milyar dolar) ayırarak insansız hava araçlarını hızlıca envantere katmayı planladığı belirtildi. Tokyo’nun toplam 8.8 trilyon yenlik rekor bütçe talebinde, dronlara yönelik yatırımlar öne çıkıyor. Hedef, 2027 mali yılı sonuna kadar hava, deniz ve sualtı dronlarını Japon Öz Savunma Kuvvetleri’ne kazandırmak. Bu kapsamda Japonya, Türkiye’nin yanı sıra ABD ve Avustralya gibi ülkelerden de drone tedarikini değerlendiriyor. Ancak Japon basınına göre Baykar üretimi SİHA’lar, Japonya’nın özel ilgisini çekmiş durumda.
ÇİN TEHDİDİ VE UKRAYNA SAVAŞININ ETKİSİ
Japonya’nın drone alımındaki hızlanmanın ardında, Çin’in bölgedeki artan askeri hareketliliği ve Ukrayna’daki savaşın dersleri yatıyor. Özellikle Ukrayna’da SİHA’ların savaşın doğasını değiştirmesi, Tokyo’nun bu alandaki stratejisini şekillendirdi. Japonya, “kaliteden çok nicelik” politikasını benimseyerek mümkün olan en kısa sürede yüzlerce insansız hava aracı edinmeyi hedefliyor. Japonya’nın 2022’de açıkladığı Savunma Güçlendirme Programı kapsamında, 2027’ye kadar dronlara toplam 1 trilyon yen (yaklaşık 7 milyar dolar) ayırması bekleniyor. Bu plan çerçevesinde uzun menzilli insansız hava araçları, deniz üstü gözetleme dronları ve üsler arası lojistik taşımacılık için hızlı İHA sistemleri satın alınacak. Halihazırda 2025 bütçesinde, ABD yapımı MQ-9B SeaGuardian dronlarının konuşlandırılması için 41.5 milyar yen, ayrıca küçük saldırı dronlarının tedariki için 3.2 milyar yen ayrıldığı açıklandı. Tokyo yönetimi bir yandan yabancı üreticilerden alım yapmayı planlarken, uzun vadede kendi üretimini de artırmayı hedefliyor. Mitsubishi Heavy Industries, Kawasaki Motors ve Subaru gibi dev şirketler, Mayıs ayında düzenlenen savunma fuarında dron teknolojilerine yönelik ürünlerini sergiledi. Savunma Bakanlığı da yapay zeka ve dronların savaş alanındaki kullanımına yönelik özel bir çalışma grubu kurdu. Japon Dışişleri Bakanlığı da, yerli şirketlerin üreteceği çift kullanımlı dronların ihracatını gündemine aldı. Tokyo’nun askeri yardım programına dahil olan birçok ülkenin, Japon yapımı insansız sistemlere ilgi gösterdiği belirtiliyor. Türkiye’nin savunma sanayisinde ulaştığı nokta, yalnızca bölge ülkelerinin değil, teknoloji devi Japonya’nın da ilgisini çekmiş durumda. Baykar başta olmak üzere Türk şirketleri, küresel rekabette en üst seviyeye çıkarken, Ankara-Tokyo hattında atılan bu adım Türk SİHA’larının dünya sahnesindeki stratejik değerini bir kez daha ortaya koydu.

