Türkiye ekonomisinin belkemiğini oluşturan küçük ve orta büyüklükteki işletmeler (KOBİ’ler), ülkemizin kalkınmasında hayati bir rol oynamaktadır. Toplam girişimlerin %99,7’sini oluşturan 3 milyon 378 bini aşkın KOBİ, üretimde %41,6, ihracatta %35, ithalatta %20 ve istihdamda ise %70,5 paya sahiptir. Bu rakamlar, KOBİ’lerin ekonomik sistemimizdeki vazgeçilmez konumunu açıkça göstermektedir.
KOBİ'lerin İhracattaki Yükselişi
Küresel rekabetin arttığı ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği günümüz dünyasında, KOBİ’ler ihracat potansiyellerini sürekli genişletmektedir. 2025 yılı sonu için yapılan tahminlere göre, KOBİ’lerin ihracat hacmi 88 milyar dolara ulaşacak, 2026 yılında ise bu rakam 95 milyar doları aşacaktır. Bu durum, KOBİ’lerin sadece iç pazarda değil, uluslararası arenada da rekabet gücünü artırdığının bir göstergesidir. Bu başarı, ülkemizin ekonomik bağımsızlığı ve kalkınması için büyük önem taşımaktadır.
Destekleyici Politikalar ve Geleceğe Yönelik Hedefler
Devletimiz, KOBİ’lerin büyümesi ve gelişmesi için çeşitli destekleyici politikalar uygulamaktadır. Özellikle teknoloji yatırımları ve yenilikçi iş modellerine sahip KOBİ’lere yönelik destekler önceliklidir. Teknoloji İnovasyon Fonu, Kredi Garanti Fonu (KGF) güvenceli krediler ve yeşil dönüşüm programlarıyla KOBİ’lerin üretim ve ihracat kapasitelerinin güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Ayrıca, katma değeri yüksek ürün ihracatında KOBİ’lerin sayısının artırılması büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamlı destekler, ülkemiz ekonomisinin sürdürülebilir bir şekilde büyümesini sağlayacaktır. KOBİ’lere verilen kredilerin toplam kredilerin %26’sını oluşturması da bu desteğin somut bir göstergesidir.

