DÜNYA
Yayınlanma : 01 Ekim 2025 06:35
Düzenleme : 01 Ekim 2025 06:35

Trump'ın Gazze Planı: Belirsizlikler ve Tepkiler

Trump'ın Gazze Planı: Belirsizlikler ve Tepkiler
ABD Başkanı Trump'ın açıkladığı 20 maddelik Gazze planı, İsrail Başbakanı Netanyahu tarafından fiilen yalanlanırken, planın uygulanabilirliği ve belirsizlikleri uluslararası tepkilere neden oldu.

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Beyaz Saray'da açıkladığı 20 maddelik Gazze ateşkes planı, "tarihi" olarak nitelendirilse de, birçok kritik maddedeki muğlaklık ve İsrail'in geçmiş sicili, planın uygulanabilirliği konusunda şüpheleri artırıyor.

PLANIN İHLALLERİ VE SORULAR

İki yıldır Gazze'de süren çatışmalar ve yaşanan insan hakları ihlalleri göz önüne alındığında, Trump planının uygulanması durumunda İsrail'in önceki eylemlerinden sorumlu tutulup tutulmayacağı önemli bir soru işareti olarak duruyor. Yıllardır uluslararası hukukun koruması altında olduğu düşünülen İsrail'in, işlediği suçlardan kaçma potansiyeli ve planın herhangi bir yaptırım mekanizması içermemesi, Gazze'de hayatını kaybeden on binlerce insanın anısına hakaret olarak değerlendiriliyor. Plan, akan kanın durdurulmasını hedeflerken, soykırımın tekrarlanmasını engelleyecek somut tedbirlerin sahada uygulanıp uygulanmayacağı belirsizliğini koruyor. Bu durum, "Netanyahu hesap verecek mi?", "Tazminat ödenecek mi?" ve "Batı Şeria ne olacak?" gibi kritik soruları gündeme getiriyor.

ULUSLARARASI GÜÇ VE ÇEKİLME TAKVİMİ

Planın bir diğer belirsiz noktası ise Gazze'yi geçici olarak koruyacak "Uluslararası İstikrar Gücü"nün yapısı. Bu gücün hangi ülkelerden oluşacağı, yetkileri ve görev tanımı net değil. Askeri bir güç mü, polis gücü mü yoksa sadece gözlemci mi olacakları belirsizliğini korurken, Birleşmiş Milletler Barış Gücü'ne benzer bir misyon yürütecekleri de net değil. Plan, İsrail'in Gazze'den çekilme takvimini de "demilitarizasyon standartları, kilometre taşları ve zaman çizelgeleri"ne bağlamış ancak bu ölçütlerin ne olduğu belirtilmemiş. Ayrıca İsrail'in Gazze çevresinde "tampon bölgeyi" elinde tutacak olması ve bu koşulların sağlanıp sağlanmadığına kimin karar vereceği de belirsizliğini koruyor. Plan, Gazze'de "teknokrat bir Filistin komitesi" kurulmasını öngörüyor ancak bu komitenin üyelerinin kimler olacağı ve nasıl seçileceği de net değil. Trump ve Tony Blair liderliğindeki "barış konseyi"nin komite üzerindeki yetkileri ve günlük karar alma süreçleri de belirsizliğini koruyor.

TEPKİLER VE UYGULAMA BELİRSİZLİĞİ

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, planın açıklanmasının hemen ardından ülkesinin Gazze'deki işgalinin devam edeceğini ve bağımsız bir Filistin Devleti'nin kurulmayacağını savunarak planı fiilen yalanladı. Hamas, planı inceleyeceğini belirtirken, İslami Cihad, Filistin Ulusal Girişim Hareketi ve Filistin Halk Kurtuluş Cephesi plana karşı çıkarak, İsrail lehine mutlak taraflılık içerdiğini ve Filistin direnişini teslim olmaya zorladığını ifade etti. El-Fetih ise ABD Başkanı Donald Trump'ın çabalarını memnuniyetle karşıladığını açıkladı. Katar, planda bazı konuların "açıklığa kavuşturulması ve müzakere edilmesi gerektiğini" belirtirken, Çin, "Filistin'i Filistinlerin yönetmesi" ilkesini vurguladı. Trump, Hamas'ın anlaşmayı kabul etmesi için 4 gün süre tanıdığını ve reddetmesi durumunda İsrail'in gerekeni yapacağını belirtti. Bu durum, planın uygulanması ve bölgedeki barış umutları açısından ciddi belirsizlikler yaratıyor.