İsrail merkezli i24 yayın kuruluşu, Türkiye'nin savunma sanayisindeki dönüşümünü ele alan bir haber yayınladı. 'Türkiye'nin eşi benzeri görülmemiş silahlanma yarışı: Bu durum İsrail'i ne kadar tehlikeye atıyor?' başlıklı haberde, uzman görüşlerine yer verildi ve bu durumun Orta Doğu'daki dengeleri değiştireceği belirtildi.

NATO'NUN EN BÜYÜK ORDULARINDAN BİRİ
Türkiye'nin, NATO'nun en büyük ordularından biri olduğu ve sadece mevcut kapasitesini güçlendirmekle kalmayıp, ileri teknoloji sistemlerle caydırıcı gücünü küresel ölçeğe taşımayı hedeflediği aktarıldı. 1974'teki Kıbrıs Barış Harekatı sonrası silah ambargosu ile başlayan savunma sanayi yolculuğunda, yerlilik oranının yüzde 20'den yüzde 80'e ulaştığı ifade edildi. Türkiye, artık savunma ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp, ihracat da yapıyor.

YERLİ ÜRETİMDE İLERLEME
Haber, Ankara'nın en iddialı projelerinden biri olan, 5'inci nesil savaş uçağı KAAN'ın, Amerikan F-16'ların yerini alacağını ve hava üstünlüğünde yeni bir dönem başlatabileceğini belirtti. Bayraktar TB2 ve gelişmiş İHA teknolojilerinin Türkiye'yi bu alanda lider konuma taşıdığı vurgulandı. İnsansız savaş jetleri üzerindeki çalışmaların, karmaşık ve maliyetli F-35'lerin yerini alabilecek esneklikte olduğu ve 90 metre yer altındaki hedefleri vurabileceği aktarıldı.

UZUN MENZİLLİ FÜZELER VE DOĞU AKDENİZ
Türkiye'nin 800 km menzilli füzelerin sayısını artırdığı ve 2.000 km menzile ulaşacak yeni füzeler üzerinde çalıştığı belirtildi. Bu kapasitenin, Atina'yı, Doğu Akdeniz'deki enerji sahalarını ve ekonomik çıkar bölgelerini kapsayabileceği vurgulandı. i24 kanalı, Türkiye'yi Doğu Akdeniz'de revizyonist bir aktör olarak tanımladı ve Yunanistan ve Kıbrıs ile yaşanan gerilimleri, Ankara'nın deniz gücüne yaptığı yatırımların nedeni olarak değerlendirdi. Türkiye'nin bu silahlanma hamlelerini savunma amaçlı olarak tanımladığı, ancak İsrail'de endişelere yol açtığı belirtildi. Ankara'nın mesajının net olduğu, Türkiye'nin sadece bölgesel siyasette değil, askeri güç olarak da söz sahibi olduğu ve saldırıya uğraması durumunda hem savunma hem de misilleme yapacak kapasiteye sahip olduğu ifade edildi. İsrail medyası, bu durumun Orta Doğu'da dengeleri değiştireceğini ancak bunun istikrar mı yoksa tırmanma mı getireceğinin belirsiz olduğunu belirtti.

