ÇEVRE
Yayınlanma : 14 Ağustos 2025 09:18

Van'da Siraz balığı yavruları tehlikede

Van'da Siraz balığı yavruları tehlikede
Van'ın Muradiye ilçesinde Bendimahi Çayı'ndaki su seviyesinin düşmesi, Siraz balığı yavrularını tehlikeye attı. Bölge sakinleri ve uzmanlar, acil önlem alınması gerektiğini belirterek, kuraklık ve tarımsal sulamanın etkilerine dikkat çekiyor.
Van'da Siraz balığı yavruları tehlikede

Van Gölü’ne dökülen Bendimahi Çayı’nda su seviyesinin düşmesi, Siraz balığı (Capoeta umbla) yavrularını tehdit ediyor. Muradiye ilçesinden geçen çayda su seviyesi mevsim normallerinin altına indi. Bu durum, bölgede yaşayan Siraz balığı yavrularını olumsuz etkiliyor. Çayın bazı kesimlerinde debinin azalmasıyla su yüzeyinin sıcaklığı artarken, oksijen seviyesi düştü.

SIRA Z BALIĞI YAVRULARI TEHLİKEDE

Son günlerdeki su seviyesi düşüşü, balıkların göçünü engelledi. Muradiye bendinde sığlaşan su, yavruların çoğunun mahsur kalmasına yol açtı. Bölge halkı, su seviyesinin daha da düşmesi halinde balık yavrularının kitlesel ölümler yaşayabileceğinden endişeli. Balıkçılar ve bölge sakinleri, suyun çekilmesiyle yavru Sirazların kıyıya yakın sığ sularda sıkışıp kaldığını ve yırtıcı kuşlar ile diğer hayvanların kolay avı haline geldiğini dile getiriyor.

UZMANLARDAN ACİL ÖNLEM ÇAĞRISI

Van YYÜ Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Akkuş, kuraklık, tarımsal sulama ve iklim değişikliğinin çay ekosistemini olumsuz etkilediğini belirterek acil önlem çağrısında bulundu. Akkuş, Van Gölü havzasındaki akarsuların sadece su değil, yaşam taşıdığını vurgulayarak, yaz aylarında debilerin düşmesinin balıkların yaşam alanlarını tehlikeye attığını ifade etti. Tarımsal sulamada akarsulardaki canlıların suya ihtiyacının da göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi. Balık türlerinin ekolojik zenginliğin bekçileri olduğunu ve korunmasının hem doğaya hem de geleceğe borç olduğunu belirtti. Akarsuların sadece hidrolojik unsurlar değil, birçok balık türü için kritik yaşam alanları olduğunu, su debilerinin azalmasının habitat küçülmesine ve termal strese yol açtığını, bölgedeki balık türlerinin ekosistem hizmetleri ve biyolojik çeşitlilik açısından stratejik öneme sahip olduğunu ve korunmasının sürdürülebilir su yönetimi politikalarının bir parçası olması gerektiğini sözlerine ekledi.