Gideriz kıyamete…

Yayınlanma : 08 Ekim 2026 10:04

1995-2000 yılları arasıydı…
Neredeyse haftada bir manşetimiz Erzurum’dan taşınan, kapatılan ve başka illere aşırılan kurumlar olurdu. 
Birçok kurum gitti, birçok kurum kapandı…
Tugaylar, kışlalar, asker ocakları birer-ikişer başka şehirlerin yolunu tuttu…
Gel zaman git zaman derken bir de baktık ki memleketin içi tam takır kuru bakır!
Tabi o zamanlar Erzurum da Erzurum’du ama…
Bölgede her alanda lider, her kulvarda zirvedeydi…
Erzurum’la bölge illeri arasındaki fark, bir nevi şehirle kasaba mesabesindeydi… 
Ya şimdi? 
Erzurum bırakın bölgenin lider iki olmayı, sıralamada 3-4 basamak birden geriledi… 
Van…
Malatya…
Elazığ aldı başını yürüdü…
Ama değişmeyen ne oldu dersiniz? 
Erzurum’un mali sorumlulukları…
Erzurum halen daha devlete olan vergi borcunu ödeme konusunda lider… 
Öyle bölge falan da değil, Türkiye’de hem de bu alanda ilk 4 içinde…
Ama karşılıksız çekte zirvede!
Protestolu senette zirvede!
Bunlar da şunun göstergesi; Erzurum’da esnaf zorda, darda ama devletine kol kanat germe söz konusuysa her alanda ve her yerde… 
Kredide en üstte!
Borçlanmada zirvede! 
Ama iş almaya gelince sonlarda, görünmezde…
Var, var…
Bu işte çok ciddi bir gariplik var…
Vermeye gelince en başta!
Almaya gelince en sonda! 
Düşünün ki, yurt dışına koyun ihraç eden bir memleket, bugün cağ kebabının etini bile başka vilayetlerden getiriyor…
Buradan pay biçin artık! 
Altını çizelim; bu gidişat son 20 yılın meselesi de değil üstelik…
Erzurum, 1970’li yıllardan bu yana kan kaybedip duruyor…
Uzun sözün kısası:
Binmişiz alamete, gideriz kıyamete…