ÇEVRE
Yayınlanma : 29 Eylül 2025 14:37
Düzenleme : 29 Eylül 2025 14:37

Büyük Menderes Havzası'nda su ve çevre güvenliği masaya yatırıldı

Büyük Menderes Havzası'nda su ve çevre güvenliği masaya yatırıldı
Büyük Menderes Havzası'nda su kaynaklarının yönetimi, tarımsal üretim ve çevre güvenliği konuları, ADÜ ve STK'ların ortaklığında düzenlenen çalıştayda ele alındı. Vali Canbolat ve Rektör Kent, suyun korunmasının hayati önemini vurgulayarak çözüm önerileri
Büyük Menderes Havzası'nda su ve çevre güvenliği masaya yatırıldı

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile Didim'de faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle düzenlenen "Büyük Menderes Havzası Su-Çevre-Ürün Güvenliği Çalıştayı" başladı.

SU KAYNAKLARININ ÖNEMİ VE TEHDİTLER

Çalıştay, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından protokol konuşmalarıyla devam etti. ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, Büyük Menderes nehrinin Ege'nin en uzun akarsuyu olduğunu ve toprağa bereket kattığını vurguladı. Kent, Tarım Bakanlığı verilerine göre havzada 134 yer üstü su kütlesi bulunmasına rağmen 41'inin yüksek risk altında olduğunu belirtti. "Su yalnızca toprak için değil, yaşamın kendisi için vardır" diyen Kent, nüfus artışı, sanayi faaliyetleri ve kontrolsüz tarımsal üretimin havzanın yükünü artırdığını, kirliliği yükselttiğini ve geleceği tehdit eder hale getirdiğini ifade etti. Azalan sulak alanlar, kuruyan topraklar ve bozulan biyoçeşitlilik gibi sorunların tek bir mesaj verdiğini söyleyen Kent, "Suyu koruyun yoksa hayatı kaybedersiniz?" sorusunu sordu. Bu sorumluluğun sadece bilim insanlarına değil, her vatandaşa ve kuruma düştüğünü belirten Kent, kişi başı su tüketimini azaltmaya yönelik bilinçlendirme kampanyaları, içme suyu şebekelerindeki kayıpların önlenmesi, tarımsal alanlarda doğru sulama ve gübreleme yöntemlerinin yaygınlaştırılması, evsel, kentsel ve endüstriyel atıklara karşı etkin önlemler alınması gerektiğini vurguladı. Çalıştayın sorunları tartışmakla kalmayıp çözüm yollarına ışık tutacağına inandığını dile getirdi.

SORUMLULUK BİLİNCİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Aydın Valisi Yakup Canbolat ise çalıştayın somut ve uygulanabilir kalıcı çözümler sunarak bölgenin ve ülkenin genel kalkınmasına katkı sağlayacağını belirtti. Canbolat, tatlı su kaynaklarının en yoğun kullanıldığı alanlardan birinin tarım olduğunu ve bu nedenle tarımsal faaliyetlerin verimli ve planlı yürütülmesinin su yönetimi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Dünyada birçok ülkenin su kaynaklarının azalmasıyla karşı karşıya kaldığını ve milyonlarca insanın temiz suya erişimde güçlük çektiğini hatırlatan Vali, bu durumun suyun stratejik bir kaynak olduğunu açıkça gösterdiğini kaydetti. Mevcut kaynakların korunması ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesinin daha da önem kazandığını vurgulayan Canbolat, yeraltı sularının izlenememesi ve atık suların arıtılmadan doğaya bırakılmasının çevreyi, balıkçılığı, tarımı ve sanayiyi olumsuz etkilediğini belirtti. Bu nedenle su yönetiminde sorumluluk bilinciyle hareket edilmesi, bilimsel verilere dayalı politikalar geliştirilmesi ve alty infrastructure yatırımlarının artırılması gerektiğini söyledi. Bireysel ölçekte de su kullanma alışkanlıklarının gözden geçirilmesi, israfın önlenmesi ve suyun gerçek değerinin kavranması gerektiğini ekledi.

SULAMA SİSTEMLERİ VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

Vali Canbolat, Aydın başta olmak üzere Büyük Menderes havzasında açık kanal yerine basınçlı sulama sistemine geçilmesinin önemini vurguladı. Bu sistemlerin suyun buharlaşma ve sızma kaybını en aza indirerek tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine katkı sağladığını ve su israfını önlediğini belirtti. Sulama verimliliğini artırdığını ve çiftçinin emeğini daha bereketli hale getirdiğini söyledi. İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerini azaltmak amacıyla daha az su tüketen ürün çeşitlerine yönelmenin bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini ifade eden Canbolat, geleneksel ürün desenini korurken, suya daha az ihtiyaç duyan ve piyasa değeri yüksek alternatif ürünlerin teşvik edilmesinin hem su kaynaklarını koruyacağını hem de üreticilerin ekonomik sürdürülebilirliğini artıracağını belirtti. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın uyguladığı tarımsal üretim planlaması ve yeni destekleme modelinin bu noktada büyük önem taşıdığını söyledi. Kuru ve sulu tarım alanlarında ürün değişimi ile birlikte su tüketimi düşük olan alternatif ürünlerin doğru sulama teknikleriyle kullanımının teşvik edilerek su kaynaklarının tasarruflu ve verimli kullanımının sağlanacağını, böylece daha az suyla daha fazla ürün elde edilmesinin mümkün olacağını ifade etti.

KURAKLIKLA MÜCADELE VE KİRLİLİK KONTROLÜ

2025 yılındaki kuraklık nedeniyle Aydın İl genelinde İl Kuraklık Kriz Merkezi kurulduğunu hatırlatan Vali Canbolat, 2026 su yılı içinde benzer yağışların devam edeceği tahmin edildiğini ve tüm paydaşlarla birlikte hazırlıkların ve kararların alınmak üzere olduğunu belirtti. Aydın'da bugüne kadar sulama amacıyla 7 baraj ve 26 gölet inşa edildiğini, yapımı süren 2 baraj ve 18 göletin tamamlanmasıyla mevcut su depolama kapasitesinin artacağını ve bu yatırımların kuraklıkla mücadelede ve tarımsal sulamanın sürdürülebilirliğinde önemli katkılar sağlayacağını söyledi. Ancak sadece üretimi değil, çevresel etkileri de aynı hassasiyetle yönetmek durumunda olduklarını vurgulayan Canbolat, havzada bulunan kentsel yerleşimler, sanayi tesisleri ve düzenli depolama alanlarından kaynaklanan noktasal kirlilik ile tarımsal faaliyetlerden ve yüzeysel akıştan kaynaklanan yayılı kirlilik unsurlarının su kalitesi üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirtti. Bu nedenle, tüm kirletici kaynakların belirlenmesi, izlenmesi ve kontrol altına alınması amacıyla kapsamlı analiz ve değerlendirme çalışmaları yürütüldüğünü ifade etti. İlde kanalizasyon altyapısı bulunan yerleşim alanlarından kaynaklanan atık suların yaklaşık yüzde sekseninin mevcut arıtma tesislerinde arıtılarak alıcı ortama bırakıldığını, geriye kalan yüzde yirmilik kısmı için ise projelendirme çalışmalarının tamamlandığını ve yapım süreçlerinin devam ettiğini söyledi. Tüm bu çabalara destek olmak ve üzerlerine düşen sorumlulukları kararlılıkla yerine getirmek durumunda olduklarını belirten Vali, çalıştaydan koruma ve tarımsal üretim açısından çözüm odaklı bir perspektif ortaya konacağına ve toplantıdan hayırlı sonuçlar çıkacağına inandığını dile getirdi. Konuşmaların ardından Vali Canbolat, çalıştayın oturumlarında görev yapacak akademisyen ve oda başkanlarına teşekkür belgesi verdi. Aranın ardından Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım'ın moderatörlüğünü yaptığı "Büyük Menderes havzasında su kaynakları ve yönetimi" paneli düzenlendi. İki gün sürecek çalıştayda, "Büyük Menderes havzasında su kaynakları ve yönetimi", "Büyük Menderes havzasında tarımsal üretim ve ürün güvenliği", "Büyük menderes havzasında ürün bazlı su yönetimi ve sürdürülebilirlik", "Büyük Menderes havzasında çevre ve ekosistem güvenliği", "Büyük Menderes havzasında iklim değişikliğinin etkileri, çözüm ve politika önerileri" başlıklarında 6 farklı oturum gerçekleştirilecek. 29-30 Eylül 2025 tarihlerinde Ankara Üniversitesi Didim ÖRSEM Tesisleri'nde yapılan çalıştayın açılışına Aydın Valisi Yakup Canbolat, AK Parti ve CHP Aydın Milletvekilleri, ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, Didim Kaymakamı Mesut Çoban, Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, kurum müdürleri, akademisyenler, Aydın'daki oda başkanları ve yöneticileri, ASKİ yöneticileri, İl ve İlçe Tarım Müdürlüğü personelleri, Sivil Toplum kuruluş temsilcileri, muhtarlar ve davetliler katıldı.