SİYASET
Yayınlanma : 29 Eylül 2025 12:41
Düzenleme : 29 Eylül 2025 12:41

Mehmet Kasapoğlu'ndan New York ve Washington temasları hakkında makale: Türkiye'nin küresel diplomasi vizyonu

Mehmet Kasapoğlu'ndan New York ve Washington temasları hakkında makale: Türkiye'nin küresel diplomasi vizyonu
Dr. Mehmet Kasapoğlu'nun New York ve Washington temaslarına ilişkin makalesi, Türkiye'nin Gazze konusundaki net duruşunu, BM sistemine yönelik eleştirilerini ve ABD ile artan ekonomik iş birliklerini öne çıkarıyor.
Mehmet Kasapoğlu'ndan New York ve Washington temasları hakkında makale: Türkiye'nin küresel diplomasi vizyonu

Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, New York ve Washington'da gerçekleştirdiği temaslar hakkında bir makale kaleme aldı. Türkçe ve İngilizce olarak yayımlanan makalesinde Kasapoğlu, "21-25 Eylül arasında New York ve Washington hattında geçen programlarda, sadece diplomasi protokolleri değil, somut sonuç hedefleyen çok katmanlı bir devlet aklını da sahada gördük" ifadelerini kullandı.

GAZZE KONUSUNDA NET ÇAĞRI

Kasapoğlu, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun yüksek düzeyli haftasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hem vicdanın kürsüsünde hem de ekonominin masasında önemli mesajlar verdiğini belirtti. Erdoğan'ın Gazze'deki çözümsüzlüğün giderilmesi yolunda meseleyi daha güçlü bir boyuta taşıdığını vurgulayan Kasapoğlu, "Cumhurbaşkanımız, iki yıla yaklaşan insani felaketi rakamların soğukluğuna hapsetmeden, hukuk ve vicdan terazisinde anlattı. Ateşkesin tesisi, insani yardımlara kesintisiz erişimin sağlanması ve insan hakları ihlallerine karşı caydırıcı mekanizmaların işletilmesi çağrısını bir kez daha açık ve net bir dille yaptı" dedi. Barışın formülünü de hatırlatan Kasapoğlu, "1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devleti kurulmadan kalıcı barış doğmaz, uluslararası hukuk da işlevini bulmaz" tespitinde bulundu. Bu çağrının Filistin Meselesine Çözüm ve İki Devletli Çözüm Konferansı'nda da korunduğunu ve Filistin'i tanıyan ülkelerin takdir edildiğini ekledi.

TÜRKİYE'NİN KÜRESEL DİPLOMASİDEKİ ROLÜ

Makalesinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler sisteminin açmazlarına yönelik eleştirilerine de değinen Kasapoğlu, "Dünya beşten büyüktür" vurgusunun sistemin tıkanıklıklarını ifade eden en net eleştirilerden biri olduğunu söyledi. Türkiye'nin "güçlünün hukukuna" değil "hukukun gücüne" dayanan bir düzen talep ettiğini belirten Kasapoğlu, bu talebin kurumları kurucu ilkelerine döndürmek, işlevsizliği onarıp adaleti işler kılmak anlamına geldiğini ifade etti. Washington'daki temaslara da değinen Kasapoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki görüşmede savunma tedariki ve modernizasyonu, sivil havacılıkta iş birlikleri ve enerji güvenliği gibi konuların ele alındığını belirtti. Bu görüşmelerin ikili ticareti büyüten kalemlerin ötesinde, NATO içinde yük paylaşımını rasyonelleştiren ve bölgesel caydırıcılığı artıran stratejik sütunlar olarak öne çıktığını kaydetti.

EKONOMİ DİPLOMASİSİ VE YATIRIM FIRSATLARI

Kasapoğlu, Rockefeller Center'daki TASC buluşmasında Türk-Amerikan toplumunun dinamizmini gözlemlediğini ve Türkevi'nde iş dünyasıyla gerçekleşen yuvarlak masa toplantısında ekonomi diplomasisinin dilinin berraklaştırıldığını aktardı. Amerikan iş adamlarının Türkevi'ne akın ettiğini belirten Kasapoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çok uluslu şirketlerin CEO'ları ve üst düzey yöneticileriyle önemli görüşmeler gerçekleştirdiğini söyledi. Bu görüşmelerin, Türkiye'nin bölgesindeki yatırım üssü olma halini pekiştirdiğini ve yatırım ekosistemine olan teveccühü ortaya koyduğunu ifade etti. 2019'da belirlenen 100 milyar dolarlık ticaret hedefinin ortak kararlılıkları içeren somut bir menzil haline geldiğini belirten Kasapoğlu, Orta Vadeli Program hedefleri, yeşil ve dijital dönüşüm adımları, lojistik kapasite ve tedarik zinciri avantajlarının yatırımcıya güven veren bütüncül bir çerçevede sunulduğunu kaydetti. Savunma, enerji, siber ve uzay ekosistemlerinde karşılıklı yatırımların ve ortak üretimin öne çıkmasının, Türkiye'nin 21. yüzyılın rekabet başlıklarına hazırlıklı girdiğini gösterdiğini sözlerine ekledi.