Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 2026-2028 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ı açıkladı. Yılmaz, Türkiye ekonomisinin güçlü bir performans sergilediğini ve küresel olumsuzluklara rağmen istikrarlı bir şekilde büyümeye devam ettiğini vurguladı. Ekonomi programının başarıyla uygulandığını ve somut sonuçlarının görüldüğünü belirtti.
ENFLASYONDA GERİLEME VE TL'YE GÜVEN
Yılmaz, enflasyonla mücadelede Haziran 2024'ten itibaren kesintisiz bir dezenflasyon sürecine girildiğini ve enflasyon oranında 42,5 puanlık önemli bir gerileme kaydedildiğini açıkladı. Sıkı para ve maliye politikalarının etkisini vurgulayan Yılmaz, Eylül ayı ve yılın geri kalanında da dezenflasyonun devam etmesini beklediklerini ifade etti. Ayrıca, uygulanan program ve öngörülebilir politikalar sayesinde TL'ye güvenin arttığını, Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarının sağlıklı bir şekilde neticelendirildiğini ve TL mevduatlarının payının yüzde 31,6'dan yüzde 60,7'ye yükseldiğini belirtti. KKM hesaplarının 23 Ağustos itibarıyla sonlandırılmasının ardından 2026 yılında tamamen kapanacağını ve döviz hesaplarına dönüşüm endişelerinin gerçekleşmediğini de sözlerine ekledi.
REZERVLER VE RİSK PRİMİNDE GELİŞMELER
Uluslararası rezervlerin tarihi yüksek seviyelere ulaştığını ve yaklaşık 80 milyar dolar artarak 178,4 milyar dolara ulaştığını açıklayan Yılmaz, bunun ekonominin dış şoklara karşı dayanıklılığını artırdığını belirtti. Risk priminin de 700'lü seviyelerden 270'in altına gerilediğini ifade etti. Yılmaz, 2025 yılında Türkiye'nin milli gelir büyüklüğünün 1,5 trilyon doları aşacağını, kişi başına milli gelirin 17 bin doların üzerine çıkacağını ve Dünya Bankası sınıflandırmasına göre yüksek gelirli ülkeler grubuna gireceğini söyledi. Türkiye'nin 2025 yılı sonunda dünyanın 16'ncı, Avrupa'nın 6'ncı büyük ekonomisi olacağını da ekledi.

