Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a Kahramanmaraş’ta sembolik bir anahtar hediye edilmiş.
Bakmayın siz “sembolik” dediğime, o anahtar aslında öyle çok şeyi ifade ediyor ki, burada sayıp dökmeye kalksam kelimeler bile yetmez.
6 Şubat’taki depremde Kahramanmaraş’ta harebeye dönüşen yerlerden birisi de, Kapalı Çarşı idi.
Paylaşılan haber vesilesiyle o harabe hali bir kez daha gördük ve çarşının bir de bugünkü haline baktık.
Yemin ediyorum, geçtim aklı başında olanı, gâvura gösterseniz bu değişimin karşısında ceket ilikleyip şapka çıkartırdı.
Bakan Murat Kurum da, Kahramanmaraş ziyaretinde bu çarşıya gitmiş, gezmiş, esnafla buluşmuş. Esnaf da Bakan Kurum’a çarşının anahtarını hediye etmiş.
O anahtar var ya, öyle alelade bir anahtar değil!
O anahtar bir milletin seferberliğini temsil ediyor.
O anahtar Türkiye’nin yaşadığı asrın felaketinin, dirilişe dönüştürmeyi anlatıyor.
O anahtar, felaketi fırsat bilip, bu ülkenin ve bu milletin dirliğine birliğine göz dikenlerin sarsılışını ve yıkılışını ifade ediyor.
O anahtar, Türkiye’nin tarihi boyunca atlattığı en büyük badireyi anlatıyor.
O anahtar bu milletin merhametini, o anahtar sabrı, o anahtar teslimiyeti ve tevekkülü ifade ediyor.
O anahtar, milletin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın etrafında kenetlenmeyi, güçlerini birleştirmeyi ve ülkeyi siyasal açıdan enkaza dönüştürmek isteyenlerin yediği şamarı gösteriyor.
O anahtar ikilik çıkartanların boşa çıkan hamlelerini, haysiyet cellatlarının yerle bir edilmelerini anlatıyor…
Anlayan zaten anlıyor da, anlamayanlar da öyle ya da böyle silkelenip gidiyor.
Şimdi siz söyleyin bakalım!
Sizce de o anahtar sıradan bir anahtar mı?

