İstanbul notları

Yayınlanma : 12 Eylül 2026 10:52

Birkaç gündür İstanbul’dayız, dün akşam da Tüpraş Stadyumu’nda Erzurumspor’umuzun maçını tribünden seyrettik…
Maçı belki daha sonra analiz edebiliriz ama bizce analiz edilmesi gereken bir başka konu daha var…
Şimdi biz her seferinde Erzurum’daki çekememezlik ve istemezlik üzerine vurgularda bulunuyoruz ya, emin olun aynı manzara İstanbul’da da var…
Ama nasıl var, biliyor musunuz?
Burada da Erzurumlu kesim arasında aynı tantanalar yaşanıyor…
Biri öbürünü atıyor, öteki berikini sevmiyor, kimisi kimine küs, kimi de öbürüyle konuşmuyor…
Anlayacağınız Erzurum’a has bu hastalık, Türkiye’nin her yerinde yaşanıyor…
Birçok hemşehrimizle görüştük, buluştuk, muhabbet ettik…
Mustafa Ilıcalı hocamızla bir araya geldik, projelerine kulak verdik…
Önümüzdeki günlerde hafif raylı sistem üzerine bir değerlendirmemiz mutlaka olacak…
Sonra PERDER buluşmasında hemşehrimiz Ömer Düzgün’ün neler başardığını da konuşacağız…
Kısacası İstanbul’dan heybemiz epeyce bir dolu dönüyoruz…
Hepsini tek tek, ayrı ayrı konuşacağız, sizlerle paylaşacağız…
Çünkü sonuçta bir tane Erzurum var…
Bu yüzden eğrisini de, doğrusunu da konuşacak, iğne gerekiyorsa iğne, gerekiyorsa çuvaldızı bile kendi kendimize batıracağız..     
Başka Erzurum yok çünkü!