İki maçlık tahlil!

Yayınlanma : 24 Ağustos 2026 12:09

Futbol bu!
Yenersiniz, yenilirsiniz, sahadan eşitlikle ayrılırsınız, düşersiniz, çıkarsınız; kısacası işin doğasında ne varsa öyle ya da böyle onu muhakkak yaşarsınız. 
Kötü başladık, evet… 
Diyarbakır deplasmanında 3 puan bıraktık, fedakârlık ve büyüklük bizde kalsın dedik!
Galatasaray maçından kimse galibiyet beklemiyordu zaten de; acaba bir puanın belini kırabilir miyiz diye sormuyor da değildik hani!
Olmadı, ne yapalım!
Sonuçta rakip takım Galatasaray; arada kumaş farkı var, kalite farkı var, bütçe farkı var, var da var!
Şimdi kalkıp da: 
- Siz Galatasaray’ı nasıl yenemezsiniz? Diye bir yerden yere vurmaya kalkarsak, en başta biz haksızlık etmiş oluruz Dadaş’a… 
Ve fakat maçın ardından yaşanan ve çok salakça bulduğumuz forma kapma yarışına kızar mıyız, kızarız!
Yeni sezon başladı, iki hafta geride kaldı ve bizim takımın halen daha takviyeye ihtiyaç duyduğunu söyler miyiz, söyleriz!
Takımın Süper Lig kafasına henüz yükselemediğini, kalecimiz dahil birçok oyuncumuzun zihnen halen daha 1. Lig’de top koşturduğunu vurgulamaz mıyız, vurgularız!
Bu ve bunun gibi dikkat çekilecek daha birçok ayrıntı var, ancak ne gün o gün, ne de zaman o zaman.
Daha ikinci hafta oynandı, geride onlarca maç daha var. 
Bu takım oturur, adam akıllı dokunuşlar olursa ve birkaç takviye daha yapılırsa, ilerleyen haftalarda bu ağaç kesinlikle meyveye durur, buna da eminiz. 
Dolayısıyla bu iki maçtan çok net bir biçimde kimseyi sorumlu tutmaya gerek yok; ancak bu demek değildir ki, hiç kimsede kabahat ve kusur da yok! 
Enseyi karartma zamanı değil!
Takıma destek olacak, arkasında sonuna kadar durduğumuzu ve duracağımızı mutlaka göstereceğiz. 
Tabi biz bunu yaparken, yönetim ve takım da bizi seyretmeyecek!
Onlar da gerekeni yapacak!
Atılması gereken adımları onlar da atacak!
Atacak ki, hiç kimsenin emeği boşa gitmemiş olacak… 
Bu arada, biz sadece iki hususu merak ediyoruz!
Birincisi, önümüzdeki maçlarda da kalemizi korumaya yine Orbaniç mi devam edecek? (Korumaya dediysek, koruyabildiğinden değil, lafın gelişi yani…) 
İkincisi, kulübe kimlerin ne kadar bağış yaptığı ve kimlerden ne kadar tahsil edildiği ne zaman açıklanacak?